Çamlıbel'de nükleer santral bürosu istemiyoruz!

Mersin'de nükleer karşıtlarının başlattığı "Çamlıbel'de Nükleer Santral Bürosu İstemiyoruz" eylemine Tema Vakfı Mersin İl Temsilciliği üyeleri de destek verdi. 
TEMA Vakfı Mersin İl Temsilciliği üyeleri, halkı nükleer santrallerin zararları konusunda uyarmak amacıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi önünden İnönü Bulvarı Çamlıbel'de bulunan Akkuyu NGS Toplum Bilgilendirme Merkezi önüne kadar yürüdü. Boyunlarına, 'Ülkemizi, çocuklarımızı seviyoruz. Nükleer Santral istemiyoruz' dövizleri asan üyeler, yürüyüş boyunca sloganlar atarak Mersin'in Gülnar ilçesi Büyükeceli beldesinde yapılacak Akkuyu Nükleer Santrali ile bilgilendirme bürosuna tepki gösterdi. 
Eylemde konuşan TEMA Vakfı Mersin İl Temsilcisi Dr. Mahmut Dündar, nükleer santrallerin sağlığa zararları konusunda halkı uyarmak amacıyla toplandıklarını ifade ederek, "Sanayi toplumlarda kirlilik, çevre tahribatı, doğal kaynakların tüketilmesi gibi başlıkların yerini, sanayi toplumuna geçişte; kirlilik azaltımı, doğa ile uyumlu, kaynak tasarrufu anlayışına bırakmıştır ve çevre önemli bir faktör haline gelmiştir" dedi. 
Özellikle Almanya'nın Fukişima'dan sonra güneş, rüzgar ve denize bağlı enerjiye yöneldiğini dile getiren Dündar, "Almanya Bilim ve Teknoloji Bakanının imzasını taşıyan raporda 2025'li yıllara kadar Almanya'nın enerji planını açıklıyor. Bu raporda sera gazı salınımı 2020'ye kadar yüzde 40, 2050'ye kadar yüzde 80 azaltılması öngörülüyor. Elektrik kullanımı 2020'de 2008'e göre yüzde 10 azalacak, 2050'de ise bu azalma yüzde 25 olacak, enerji kullanımı taşımacılıkta 2050'de 2005'e göre yüzde 40 azaltılacak" diye konuştu. 

Güneş ışınımı Türkiye'ye göre yüzde 60 daha az olan Almanya'nın geleceğini güneşe, rüzgara ve denize bağladığını bu raporda görebileceklerini dile getiren Dündar, "Ayrıca kömür yatakları işletmeciliğini bırakmış, fosil yakıtlarında bağımlılıktan kurtulmuş ve nükleer enerjiden vazgeçilmiş bulunmaktadır. Oysa Türkiye'de İzmir'e 6'sı kömürle biri de doğal gazla çalışacak 7 termik santral planlanmaktadır. Bu planın gerçekleşmesi durumunda da Ege Bölgesi çölleşecektir" iddiasında bulundu. 
Amaçlarının siyaset yapmak olmadığını belirten Dündar, "Biz sağlıklı sürdürülebilir kaynaklarının kuruluşunu hesap eden ve değerini bilen gelecek nesillere karşı sorumluluk taşıyan, çağdaş kalkınma modelleri uygulayan, sosyal adalet ve paylaşımcı başı dik mutlu bir Türkiye beklentisi içerisindeyiz. Doğal varlık olarak kabul ettiğimiz ormanlarımızın 2B adı altında satılmasına, sularımızın metalaştırılmasına, denizlerimizin kıyı yağmacılığına açılmasına ve metalaştırılmasına, denizlerimizin kıyı yağmacılığına açılmasına ve meralarımızın peşkeş çekilmesine, vahşi madenciliğe ve topraklarımızı sonsuza dek kirletecek olan fosil yakıtlı ve nükleer santrallere karşıyız" ifadelerini kullandı. 
Basın açıklamasının ardından eylemlerini sonlandıran üyeler, olaysız bir şekilde dağıldı.

 

Kaynak: sondakika.com