Akkuyu NGS ÇED iptal davasının reddi de siyasidir!

Plan ve Bütçe Komisyonunda 22 Şubat günü torba yasanın kabul edilmesini izleyen süreçte nükleer santrallerin vergiden muaf kalması için de düzenlemeler görüşülürken, Akkuyu NGS’nin kurulmasının önündeki hukuki süreçte karşılaşılan pürüzlerin de giderilmesine çalışılıyor. Nitekim Akkuyu NGS ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu’ kararı hakkında açılmış 13 ayrı iptal davasını değerlendiren Danıştay 7 Mart 2018 tarihinde(dün) ret kararını açıkladı.

Akkuyu NGS için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen kararının iptaline yönelik 13 ayrı sivil toplum kuruluşu tarafından davalar açılmış , bu dava sürecinde 11 Temmuz 2016 ve 5 Aralık 2016 tarihlerinde Bilirkişi İncelemeleri gerçekleştirilmişti. Nihai rapor un 2017 yılının mart ayında kamuoyuyla paylaşılmasından sonra 22 kasım 2017 tarihinde gerçekleştirilen nihai ÇED iptal davasının sonucunun açıklanması ise 2 ay gecikmiş durumdaydı. Ancak Akkuyu NGS ÇED iptal davasının sonucu nükleer santral karşıtları ve davacılar açısından şaşırtıcı olmadı zira ÇED iptal davası da, Cumhurbaşkanı’nın Akkuyu NGS’nin kurulmasının engellenemeyeceği yönündeki beyanının gölgesinde gerçekleşmişti.

ÇED iptal davası ret, eksiklikler kabul!
Yine de karar metni üzerinden ÇED İptal davasının ret olması yönünde hüküm veren 14. Danıştayın davayı hangi gerekçelerle reddettiğini anlamak çok kolay değil çünkü eksiklikler kabul edilmesine rağmen açılan davalar reddedilmiş bulunuyor.

Örneğin Danıştay, davaların reddi açıklanırken Akkuyu NGS için hazırlanan ÇED Raporu’ndaki eksikliklerin Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)’e sunulacak bir raporda kapsama alınacağını da belirtmiş. Bu şekilde Danıştay, davaya konu olan iddianamelerin doğruluğunu ve geçerliliğini esasen kabul etmiş oluyor.

Olumsuz etkiler peşinen kabul!
Diğer taraftan karar metninde Danıştayın şu cümlesi çevreye verilecek olumsuz etkilerin peşinen kabul edildiğini gösterir şekilde dikkat çekiyor:

“ÇED raporunda bazı eksiklikler tespit edilmiş ise de, bu eksikliklerin raporu sakatlamayacağı ve projenin uygulanmasına engel teşkil etmediği, söz konusu raporda, dava konusu projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin kapsamlı bir şekilde incelendiği, çevreye olabilecek olumsuz etkilerin giderilmesi için gerekli ve yeterli önlemlerin alındığı ve raporun, alınması öngörülen önlemlerle birlikte ilgili mevzuata ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, görüşüne yer verilmiştir.”

Ön Güvenlik Analizi Raporu (ÖGAR) geliyor!
Ayrıca Akkuyu NGS için emniyet ve usuller bakımından sorunlu bulunan ve dava konusu olan eksikliklerin ise ilk defa adını duyduğumuz Ön Güvenlik Analizi Raporu aşamasında dikkate alınacağı ifade edilmiş, karar metninde yer alan şu açıklamayı okuyoruz :

“...proje uygulaması sırasında alınacak tedbirlerin santralin güvenli işletimi için uluslarası nükleer güvenlik, nükleer güvence denetimi ve nükleer emniyet usul ve uygulamalarındaki kriterlere uygun olduğu, eksiklik olarak belirtilen hususların Ön Güvenlik Analizi Raporu (ÖGAR) aşamasında yer alması gereken hususlar olduğu belirtilmiş…”

Danıştayın karar metnini okurken 22 Kasımda nihai dava görülürken davacıların yaptığı değerlendirmeleri ise anımsamamak mümkün değil. HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü göre bu ÇED iptal edilmezse, durum Danıştayın da siyasi iktidar tarafından ele geçirilmiş olduğu şeklinde okunabilir derken ; bir gün önce Rosatom yetkilisinin ÇED iptal davasının devam ediyor olmasına rağmen Akkuyu NGS ‘nin inşaatına nisanda başlanabileceğini söylediğini gazete manşetlerinde görmek Prof.Dr Beyza Üstün’ün “Akkuyu NGS siyasi iktidarın diplomatik ilişkileri çerçevesinde verdiği sözdür!” değerlendirmesini anımsatıyor. Esasen, Akkuyu NGS için inşaat lisansının 2018 yılının sonunda alınacağı 2017 kasım ayında da manşetlerde yer almıştı. Dava süreci devam ederken bu tür beyanatlarda bulunulabilmesi ise maalesef son yazımıza başlığını veren Mersin Milletvekili Prof. Dr Aytuğ Atıcı’nın sözleirni bir kez daha haklı çıkarıyor :” Bu dava siyasidir!”

Şüphesiz davanın iptali de dava sürecinin bir parçası ama davanın niteliğine vurgu yapmak amacıyla bu yazımıza da “Akkuyu NGS ÇED iptal davasının reddi de siyasidir!” başlığını veriyoruz.

Akkuyu ÇED iptal davasının müdahil avukatlarının değerlendirmelerine göre ise bu durumda başvurulabilecek tek yol temyize gitmek.

Hukuki usulen de tarışmalı olan Akkuyu ÇED iptal davası hakkındaki detayları okuyabileceğiniz haberimizi aşağıda paylaşıyoruz.

https://yesilgazete.org/blog/2017/11/23/bu-dava-siyasidir-akkuyu-ngs-ced...

Pınar Demircan

(Yeşil Gazete)