Nükleer Karşıtı Platform, Fukuşima’nın 5. yıl anması için Japonya’da

2016 yılının Fukuşima felaketinin beşinci ve Çernobil felaketinin otuzuncu yıl dönümü anmaları anlamına gelmesiyle pek çok ülkede nükleer santrallerin sebep olduğu acı neticeler anılarak gelecek olası felaketlerin tekrar yaşanmaması adına pek çok organizasyon ve etkinlik düzenleniyor. Bu etkinliklerden birini de uluslararası düzeyde faaliyet gösteren No Nukes Asia(Nükleersiz Asya) Forumu gerçekleştirdi. Organize edilen foruma Türkiye Nükleer Karşıtı Platform temsilcileri katıldı.

Yeşil Gazete – Hürriyet içerik işbirliği ile Hürriyet Gazetesi’nde yer alan haberimize göre Japonya’da 11 Mart 2011 tarihinde meydana gelen deprem ve tsunaminin tetiklediği elektrik kesintisi ve birkaç gün sonra bu elektrik kesintisine bağlı olarak soğutma suyu pompalarının çalışmamasının neticesinde yaşanan felaketin üzerinden 5 yıl geçti. Yüksek oranda radyoaktiviteye maruz kaldıkları için evlerini belki de bir daha hiç dönmemek üzere terk etmek zorunda kalan 160 bin insan; farklı eyaletlerde istiflenmiş 9 milyon ton çuval radyoaktif atık; 5 yıldır her gün okyanusa akan 300 ton radyoaktif su; %50’si radyoaktiviteye kurban olmuş tarım alanları; %100 kirlenmiş yollar, asfalt, açık alanlar; tiroit kanseri teşhisiyle ameliyat edilen 116 çocuk, evini işini kaybettiği için intihar edenler, radyoaktivite kaynaklı hastalıklarla yaşamak zorunda kalanlar söz konusu. Üstelik Fukuşima kabusu bitmiş de değil, bugün tam çekirdek erimesi yaşanmış olan reaktörleriyle, kontaminasyona uğramış bölge önümüzdeki 100 yıl boyunca da tehlike saçmaya devam edecek. Radyoaktif yayılımın yanısıra bugün de devam eden felaketin büyümemesi ve radyoaktvitenin bertarafı için katlanılan maliyet 500 milyar dolara yaklaştı. Yine de hiçbir şey çözümlenmiş değil.

Diğer taraftan iki hafta sonra ise Türkiye de dahil olmak üzere tüm Avrupa’da 8 milyon insan üzerinde etkisini göstermiş olan Çernobil nükleer felaketi 30 yılı geride bırakacak. Bugün Ukrayna’nın Pripyat kasabasında Çernobil felaketi nin yaşanmasına yol açan reaktörlerin çelik kafesle kapatılması için 2017 yılında tamamlanması planlanan, toplam bedeli 800 milyon Avro olan bir proje yürütülüyor.

Her iki felaketin nitelik ve sonuçları arasındaki benzerlikler, Çernobil için 30 Fukuşima için de 5 yıl gibi köşetaşı rakamların telaffuz edilmesi suretiyle anmaların bu yıl birleştirilmesi ilaveten nükleer santral proje ve yatırımlarının tüm bu felaketlere rağmen hala devam ettirilmeye çalışılması dünya genelinde etkili ve kapsamlı toplantıların, organizasyonların yapılmasını gerektiriyor.

Bu bağlamda Japonya’daki Fukuşima ve Çernobil felaketlerinin yıl dönümü anmalarından biri de 22-28 Mart arasında farklı ülkelerdeki nükleer karşıtı hareketlerin temsilcilerinin iştirakıyla NoNukes Asia (Nükleersiz Asya) Forumu tarafından gerçekleştirildi. Misyonu nükleer santral kurma planlarına ilişkin olarak Asya ülkelerinden temsilcileri bir araya getirmek suretiyle bilgi ve deneyim paylaşımı sağlarken ortak yol haritası ve strateji de geliştirmek olan No Nukes Asia forumuna bu sene Hindistan, Güney Kore, Filipinler, Tayvan ile birlikte Türkiye de davet edildi.

Türkiye’den Nükleer Karşıtı Platform adına Sinop Antinükleer Platform koordinatörlerinden Metin Gürbüz ile İstanbul Nükleer Karşıtı Platform bileşeniNükleersiz.org Proje koordinatörü ve gazetemiz İklim ve Enerji haberleri editörü Pınar Demircan katıldı. Nükleer Karşıtı Platform Türkiye, No nukes Asya menşeili olmakla birlikte her yıl farklı ülkelerin ev sahipliği yaptığı foruma ilk kez iki sene önce Tayvan’da katılmıştı. Etkinlikler çerçevesinde Fukuşima nükleer felaket bölgesine bir saha turu gerçekleştirildi ve halk insiyatifiyle kurulan radyoaktivite ölçüm merkezine bir ziyaret yapıldı, radyoaktivite ölçümüyle ilgili bilgi alındı.

No Nukes Asya Forumu, 26 Mart günü itibariyle etkinliklerini Dünya Sosyal Forumu’nun “Fukuşima” temalı etkinlikleriyle birleştirdi . Fukuşima etkinlikleri haftası kapsamında Tokyo merkezindeki Yoyogi Parkı’nda düzenlenen mitinge katılarak Japonya’nın nükleer santral teknolojisini ihraç etmeyi planladığı ülkelerin temsicilerine söz verildi. Bu vesileyle Nükleer Karşıtı Platform temsilcileri de nükleer santrallerle Japon hükümeti tarafından Sinop’a nükleer santral kurulması hakkındaki görüşlerini birer konuşmayla aktardı. 35 bin kişinin katıldığı açıklanan nükleer karşıtı miting Nükleer Karşıtı Platform temsilcilerinin Türkçe-Japonca ve Fransızca ”Sinop Nükleer santral istemiyor” yazan pankartla katıldığı büyük yürüyüşle sona erdi.

Nükleer karşıtı Platform temsilcileri gerek forumlarda gerçekleştirdikleri sunumlarla gerekse Tokyo Gazetesi’ne verdikleri röportajla Türkiye’de de tecrübe edilen, felaketin meydana gelişini izleyen yıllarda özellikle Karadeniz bölgesinde görülen , bilimsel olarak ispatlanan kanser vakalarındaki artıştan bahsetti. Temsilciler Sinop’a kurulmak istenen nükleer santralin dünyada denenmemiş Atmea 1 tipindeki reaktör olduğuna dikkat çekti, Fukuşima felaketini yaşamış bir Japonya’nın, her şeyden önce felaketin sebep ve etki analizini tamamlamadan hatta japonya içerisinde bile nükleer santrallerini tekrar çalıştırma yetkinliğine erişmeden gelişmekte olan ülkelere nükleer santral teknolojisini ihraç etmesini sorunlu bulduklarını aktardı. Nükleer karşıtı Platform temsilcileri hangi koşulda olursa olsun ne Sinop’ta ne Türkiye’de ne de dünyanın başka bir ülkesinde, şehrinde nükleer santral istemediklerini , gezegenin bir Çernobil veya Fukuşima’ya daha katlanabilecek durumda olmadığını vurguladı.

(Yeşil Gazete, Hürriyet)