Nükleer Karşıtı Platform, Japon gazetesine konuştu, “Nükleere geçit yok!”

Japonya’da yayınlanan Tokyo Shinbun Gazetesi, Fukuşima’nın 5. yıl anması etkinliklerine katılmak üzere Nükleer Karşıtı Platform adına Türkiye’den Japonya’ya giden Sinop Antinükleer Platform koordinatörlerinden Metin Gürbüz ve İstanbul Nükleer Karşıtı Platform bileşeni Nükleersiz.org Proje koordinatörü – Gazetemiz İklim ve Enerji editörü Pınar Demircan ile Türkiye’deki nükleer santral projelerine ilişkin bir röportaj gerçekleştirdi.

Röportajı, Japonca aslından Pınar Demircan’ın çevirisi ile paylaşıyoruz.

***

“Japonya ile nükleer anlaşmaya imza atan Türkiye’den gelen konuklar da antinükleer forumda konuştu. Japonya’da çıkan nükleer haberleri Türkçe’ye tercüme ederek yorumlayan, internet üzerinde paylaşımlarda bulunan Istanbul Antinükleer Platform’dan Nükleersiz projesinin temsilcisi Pınar Demircan, Fukuşima kazasından sonra Japonya’da nükleer santrallerin devreden çıkarılmasına bağlı olarak bu şirketlerin arayışlarını yurtdışına yönelttiğini, nükleer santral teknolojisini ihraç etmek suretiyle iktisadi fayda sağlamaya çalıştığını söyledi.

Türkiye’ye nükleer santral ihraç edilmesi için bir konsorsiyum oluşturan Japon Mitsubishi ve Fransız Areva şirketleri, Türkiye’nin kuzeyinde Karadeniz bölgesindeki Sinop şehrine 4 reaktörlü bir nükleer santral kurma hazırlığında ve Karadeniz’de araştırmalar yapıyor.

Türkiye’den gelen diğer bir konuk Sinop Antinükleer Platform’un temsilcisi Metin Gürbüz’e göre: 1986 yılında meydana gelen Çernobil felaketinden dolayı Karadeniz’de tarım ve balıkçılık fazlasıyla olumsuz etkilendi. Kuş uçuşu 1.000 kilometre mesafede olan bölgeye radyoaktif yağmurlar yağdı ve Çernobil bölgesinden nehirlere karışan radyoaktivite de Karadeniz’e karıştı. O zaman politikacılar “Biraz radyasyondan zarar gelmez” diyordu ve insanlar korunmadı.Çernobil’den sonra yaşananlar Fukuşima’dan sonra yaşananlarla benzerlik gösteriyor. Bunun sonucu olarak yerli üretim olan fındık ve çay mahsullerinin iç maruziyete sebep olarak yıllar sonra hemen her ailede kanser vakaları duyulmaya başlandı. Kazanın yaşandığı Nisan ayının her yıldönümünde Sinop’ta büyük miting organize ediliyor.

En son geçen yıl 30 binden fazla insan Çernobil’in yıldönümü anmasında Sinop’ta bir araya gelerek yeni nükleer santral planına karşı olduklarını haykırdı. Fukuşima kazasının ardından gençlerin protestolara katılımı artmış. Türkiye de Japonya gibi deprem ülkesi. Gürbüz, Fukuşima’daki tsunami felaketini televizyonda görünce felaketin kendi şehrinde olduğu hissine kapılmış.

Fukuşima kazasının sebep ve etkileri çözümlenerek ortaya konamamışken Japonya’nın nükleer santral teknolojisini ihraç etme girişimini ziyadesiyle haksız buluyoruz diyen Demircan ise öğrenim hayatına Japonya’da devam etmiş, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının etkileriyle de ilgileniyor. Japonya ile Türkiye arasında imzalanan nükleer anlaşmanın ardından nükleer santral özelindeki araştırmalarına ağırlık vermiş.

Demircan uluslararası anlaşmalarla gerçekleştirilmeye çalışılan nükleer projelerin karşısındaki yerel hareketlerin uluslararası dayanışmalarla başarıya ulaşabileceğini de ifade ediyor.”

Röportajın Japonca aslına buradan erişim mümkün: Tokyo-Gazetesinde Nükleer Karşıtı Platform röportajı

Japoncadan çeviren: Pınar Demircan

(Yeşil Gazete)