Sinop için imza atan Areva’nın reaktörlerinde tam 400 uygunsuzluk!

Fransa’nın uzunca bir süredir finansal sorunlar yaşayan nükleer devi Areva’nın 1965 yılından beri Flamanville Le Creusot fabrikasında üretimini yapmakta olduğu reaktörlere ilişkin 400 uygunsuzluk tespit edildi ki sözkonusu hatalı ürünlerin 50’si bugün Fransa’nın nükleer santrallerinde kullanımda bulunuyor.

Daha önce 4 Mayıs tarihli haberimizle çelik basınç kazanlarında (EPR) yaşanan kusurların temelinde üretim hatalarının olabileceğini aktardığımız üzere, Fransa’nın Bağımsız Nükleer Güvenlik otoritesi ASN’nin yaptığı açıklamaya göre Areva’ya ait, Flamenville EPR nükleer santralinde kullanılmakta olan reaktör kazanlarına ilişkin “çok yüksek dereceli uygunsuzluklar”tespit edildi. Öyle ki bu uygunsuzlukların geçen sene tespit edilen radyoaktif sızıntının sebebi olduğu bile düşünülüyor.

ASN konuyla ilgili raporunda bu uygunsuzlukların aynı zamanda dökümantasyon üzerinde yapılan eksiklik ve tahrifatlarla ilgisinin olduğunu açıkladı. Areva yetkilisi de 400 ayrı doküman üzerinde nükleer reaktör parçalarının standartlara uygunluğunu gösteren dökümanlar üzerinde tutarsızlıkların bulunduğunu kabul etti.

EDF, Suffolk’taki Sizewell B nükleer santralinde hatalı veriler içerdiği saptanan reaktörlerden kullanıldığını teyid ederken aynı reaktör tipinin İngilte’de yeni inşa edilecek Hinkley Point nükleer santralinde de kullanılacak olması büyük problemlere işaret ediyor.

Dolayısıyla, Areva tarafından dizayn edilmiş olan yeni nesil reaktörlerin kalitesi konusunda kafaları karıştıran dökümantasyon kaynaklı bu hataların uyandırdığı şüphe, İngiliz Hükümeti’nin Hinkley Point nükleer santralinde kullanmayı planlayarak Areva ile imzaladığı milyarlarca poundluk anlaşmayı başlamadan nihayetlendirebilir.

Areva’nın içine düştüğü bunalım üzerine Le Creusot fabrikasını ziyaret eden Fransa Ekonomi Bakanı Emmanuel Macron, ziyareti kapsamında EDF sendikalarının, nakit sıkıntısı çektiği için Fransız Elektriğin yönetiminde karşılaşılan zorluklar bulunduğuna dikkat çekmeyi tercih ederek Hinkley Point projesini Fransız hükümetinin desteklediğini ifade etti.

Bakan sendikalara seslenerek “Hinkley Point projesi bu fabrika için çok önemlidir yüzlerce iş kaybının yaşanmaması için Le Creusot fabrikasına verdiğimiz desteği bildirmek amacıyla bugün buraya geldim”dedi ve sözlerine “ Fransız nükleer endüstrisinin Hinkley Point gibi büyük projeleri üstlenmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu bizim yeteneğimizi bilgi ve beceri seviyemizi arttıracak ve bizi yeni pazarlara açılmak için daha güçlü kılacaktır” şeklinde devam etti.

Bakan Macron günler sonra projenin devam edip etmeyeceğine dair kararın en az Eylül 2016’ya kadar kadar erteleneceğini de teyid etti ki bu açıklama Hinkley Point santralinin taahhüt edildiği gibi 2025’te faaliyete geçirilemeyeceğinin emaresi olarak görülüyor.

Bu gelişmeler üzerine hisselerinin yarıdan fazlası Fransa devletine ait olan EDF için yeni bir finansal kurtarma girişimine başlanarak projeye muhalif olan sendikalarla 60 gün içerisinde bir konsultasyona varılmasına çalışılacağı açıklandı.

Mart ayında EDF’teki görevinden ayrılmış olan eski finans müdürü Thomas Piquemal ise sessizliğini bozarak endişelerini aktardı: Mr Piquemal, Hinkley projesinin çalışıp çalışmayacağının 10 yıl sonra anlaşılabileceği reaktörlerin finansal hazırlığı için de 3 yıllık bir erteleme arayışı içerisinde olunduğunu, üstelik bu önerilen reaktör teknolojisinin çok büyük bir kurulum riski içerdiğini belirtti .

EDF, 18 milyar Pound(26 milyar USD)’lik Hinkley projesi, finansman problemleri üzerinde sendikalarla anlaşabilmek amacıyla Eylüle kadar ertelemişken Le Creusot fabrikasında ortaya çıkan uygunsuzluklar sadece projeyi değil aynı zamanda nükleer güvenlik ve mevcut diğer santrallerdeki durum konusunda soru işaretlerine yol açıyor.

Bu durumdaki EDF ise korkuları bastırmak için Sizewell’de ve başka santrallerdeki ürünlerde olduğu iddia edilen uygunsuzlukların gerçekliğine dair “kanıt bulunmadığını” savunuyor.

Diğer taraftan Sizewell santrali ise halihazırda bakımda ve izleyen 3 hafta daha kapalı tutularak bu süre içinde ürünlerin kontrolü yapılacak.

Areva hangi ürünlerin hatalı olduğunu henüz ifşa etmediyse de uygunsuzlukların tespit edildiği Le Creusot fabrikasında nükleer santrallerin demirbaşı sayılabilecek çok geniş karbon veya paslanmaz çelik kazanların üretiminin yapıldığı biliniyor. Konuyla ilgili olarak Fransız Enerji Bakanı Segolene Royal ise test sonuçlarının standartları karşıladığı ama dökümanların kötü hazırlandığı yönünde açıklama yapmayı tercih etti.

Bu açıklamalar ışığında dönüp Türkiye Hükümeti’nin 2013 yılında Japonya ve Fransa hükümetleriyle imzaladığı nükleer santral anlaşması içindeki projeye bakalım: Fransız Areva ve Japon Mitsubishi konsorsiyumu kapsamında kurulmasına karar verilen reaktör tipi Atmea 1, henüz dünyada denenmemiş bir reaktör tipi olması sebebiyle büyük riskler taşırken aynı zamanda uygunsuzluklarıyla manşet olan bir reaktörün benzeri : IAEA web istesinden teyid ediyoruz ki Atmea 1 tipi reaktör Fransa’nın bugün 400 uygunsuzluk tespit edilen reaktör tipinin bir alt versiyonu!

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın sayasından aldığımız açıklamanın çevirisi: Reaktör kazanı ve hidrolik sistemi dahil kazanın iç yapısı basınçlı su reaktörlerininkiyle aynıdır. Üst iç dizaynı KONVOI’ye yakınken alt iç dizaynı N4’e yakındır, Atmea 1 için çok küçük adaptasyon gerektirir.İç dizaynı EPR iç dizaynının küçük ölçekli versiyonuna dayanır.

Kaynak: IAEA Status Report ATMEA 1

Areva kendi finansal problemlerinin üstüne binen 400 uygunsuzlukla uğraşadursun Hinkley Point’in bile 2025’e kadar faaliyete geçirelemeyeceği yetkililerce telaffuz edilirken, Sinop’ta kurulması planlanan nükleer santralin 2023’te elektrik üretmesi ne kadar gerçekçi olabilir ? Peki ya şimdiden nükleer santralin inşaatında ekipman tedariki için 300 şirkete verilen ihaleye ne demeli? Yer lisansı bile alınmamışken 225 bin ağaç reaktörleri kusurlu olan bir proje için mi kesildi?

Sinop İnceburun’da nükleer santralin kurulması öngörülen 10km2’lik alanda kesilen 225 bin ağaç, 2014 MartDiğer taraftan tek zararımız kesilen 225 bin ağaç olsun zira, Areva’nın ifşa olan bu uygunsuzluklarına rağmen bu projenin izleyen süreçte “kusuru giderildi” şeklinde bu reaktörleri önümüze getirme ihtimaline karşı altını çizmek gerekir ki nükleer santrallerin yol açabileceği zararın tolerasyonu yoktur, kaldı ki “yamalı reaktörleri” kabul eden bir hükümet de asla affedilemez, bu reaktörler üzerinden yapılan anlaşmadan derhal vazgeçilmelidir!

(Telegraph,Yeşil Gazete)

Pınar Demircan