TBB’den, uluslararası katılımcılarla Sinop’ta Nükleer ve Hukuk Sempozyumu

Hukuk, genel bir ifadeyle ekonomik, politik ve sosyal sistemler içerisinde insan-doğa ilişkilerini, toplumsal düzeni sağlamanın, toplumun ortak iyiliğini savunmanın normatif bir aracıdır. Hukuka en başta yaşam hakkı ihlallerini önlemek için ihtiyaç duyulduğu üzere direkt ve endirekt toplumsal,ekolojik etkileriyle enerji üretimi ve kullanımı da hukuki çerçevede ele alınması gereken meselelerdir. Zira etkileri bugün de devam eden Çernobil Felaketi’nin 31. ve Fukuşima Felaketi’nin 6. yıldönümlerinde nükleer santrallerin sadece meydana gelebilecek kazalar neticesinde yaşatabilecekleri kabus dünya kamuoyu tarafından yeterince idrak edilmiştir. Kaldı ki nükler santrallerde meydana gelecek bir kazanın yol açacağı bu felaketler meselenin sadece bir yönüdür. Nükleer santraller, işletim sırasında meydana getirdiği çevresel ve yaşamsal hasarla, yüksek üretim maliyetleriyle, yüz yıllarca etkisi sürebilecek olan atıklarıyla, ham maddesi olan uranyum yakıtının çıkarılmasıyla, silahlanma sürecini beslemesiyle ve nükleer savaş ihtimalleriyle bütüncül yapıda ele alınmasını gerektirmekte ve gezegenin geleceği adına yaşam hakkının hukuki çerçevede değerlendirilmesi ihtiyacını doğurmaktadır. Bu bağlamda Türkiye’de de Hükümetin 2010 yılında Mersin/Akkuyu’ya nükleer santral kurulması için Rusya ile 2013 yılında Sinop/İnceburun için Japonya ile anlaşma imzalamış olması ve üçüncü nükleer santrali Trakya/İğneada’ya kurulabileceğini duyurmuş olması, nükleer santrallerin hukuk süzgecinden geçirilmesine ihtiyaç duyurmaktadır.

Türkiye Barolar Birliği(TBB), Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, 1 Nisan 2017 Cumartesi günü 10:00 itibariyle Sinop’taki Zinos Otel‘de halka açık olarak gerçekleştireceği iki oturum ve forum kısımlarından oluşan “Nükleer ve Hukuk Sempozyumu” yla bu ihtiyaca karşılık vermeyi amaçlıyor. Bu bağlamda nükleer santral kurulması halinde yasal alt yapının nasıl olması gerektiğine, santrali kurmak üzere konsorsiyuma taraf olan ülkelerdeki hukuki çerçevenin; aktüel yaklaşım ve uygulamaların ne ve nasıl olduğuna dair bilgi paylaşımında bulunulacak sempozyumun konuşmacıları arasında ise Fransa ve Japonya’dan uzmanlar bulunuyor. Zira Sinop’ta kurulması öngörülen nükleer santral için anlaşma imzalanan Japonya’nın Mitsubishi şirketini görevlendirmesi ve Mitsubishi şirketinin de reaktör kurulumunu Fransız Areva konsorsiyumuyla gerçekleştirmesi öngörülüyor.

Sempozyumun içeriği ise program akışına göre şöyle:

Açılış konuşmalarını TBB Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ali Arabacı ile Sinop Baro Başkanı Hicran Kandemir ve Sinop Baro Başkanı Av.Kerami Gürbüz’ün yapacağı sempozyumun ilk oturumunda nükleer santraller anayasal düzlemdeki yeri ve hukuki boyutlarıyla değerlendirilecek. Anayasa Hukukçusu Prof. İbrahim Kaboğlu’nun moderatörlüğünü yapacağı ilk oturumun konukları ise Fransa’dan Nükleer Güvenlik konusunun uzmanları olan Limoges Universitesi Hukuk Bölümü’nden Prof. Michel Prieur Prof. ve Bordo Politik Calismalar Enstitüsü’nden Dr. Hubert Delzangles olacak.

Fukuşima Nükleer Felaketi ve Sinop’ta kurulması öngörülen santrali kurmaya talip olan Japonya’da son durumun ve nükleer santrallere karşı verilen hukuk mücadelesinin ele alınacağı, Moderatörlüğünü Nükleersiz.org Kampanya sorumlusu ve Gazetemiz nükleer enerji yazar ve editörü Pınar Demircan’ın yürüteceği ikinci oturumda ise Japonya’dan Nükleerden çıkış için Ulusal Avukatlar Ağı’ndan Avukat Kazuki Homori ile Türkiye’ye daha önce Yeşil Düşünce Derneği ve Nükleersiz.org tarafından üç defa davet edilerek Fukuşima hakkındaki gerçekleri hiç çekinmeden tüm detaylarıyla anlatmış olan Fukuşima Tanığı olarak bilinen Bağımsız Gazeteci Toshiya Morita birer sunum yapacak.

Sempozyumun son ayağını Dünya çapında nükleer santral karşıtı direnişe çalışmalarıyla örnek olduğu için Kasım ayında Nükleersiz Gelecek Ödülü‘nün sahibi olan Arif Ali Cangı’nın yürüteceği ve katılımcılarının Sinop NKP temsilcileriyle çevre ve ekoloji sorunlarının çözümünde aktif bir isim olan Av. Yakup Okumuşoğlu’nun olduğu Forum kısmı oluşturuyor.

Sempozyumun gereçekleştirileceği mekanda, Volkan Atılgan‘ın Sinop’un doğal güzelliklerini anlatmak suretiyle nükleer santralin kurulması halinde bir kaza ve ya sızıntı ihtimaliyle radyoaktif dışsallıklar nedeniyle ipotek altına alınacak doğal güzellikler olduğunu, kaybedilecek zenginlikleri gözler önüne seren “Nükleer mi?… Sinop’a mı?…Oldu canım!” adlı sergisi de katılımcılarla buluşacak .

(Yeşil Gazete)