Teksas’ın Harvey ile imtihanından yeni bir Fukuşima çıkabilirdi!

İklim değişikliğine bağlı olarak meydana gelen hava olaylarındaki aşırılıklara en son 26 Ağustos günü başlayarak saatte 210 kilometre hıza ulaşan Harvey Kasırgası eklendi. Bölgeye düşen yağmurun 127 santimetreye ulaşatığını açıklayan Ulusal Kasırga Merkezi bu miktarın değil Teksas, ABD tarihinde bile rekor seviye anlamına geldiğini duyurdu. Yeşil Gazete’de günbegün haberlerini takip edebildiğiniz kasırga, kategorik olarak “yüksek”tehlike derecesi tayin edilen 4.seviyeye kadar çıkarken beş kişinin hayatını kaybetmesine ve büyük tahribata neden oldu.
Olağanüstü şartların altüst ettiği yaşam alanları ve endüstriyel tesisler için tehlike çanları çaldı. Nitekim Teksas Eyaletine bağlı La Porte ve Shoreacres bölgelerindeki bir tesisten kimyasal sızıntı olduğuna dair haberimizle paylaştığımız gibi duyurular ve akabinde kapalı yerlerde kalınmaması ve klimaların kapatılması konusunda uyarılar yapıldı.

Tüm bunlar olup biterken, bir eyaleti alarma durumuna geçiren kasırganın felaket bölgesi içindeki Güney Teksas Nükleer Santrali’nde güç kesintisi yapılmadan tam kapasite ile üretime devam edebilridi. Oysa deniz seviyesinden 9,7 Metre yüksekteki Güney Teksas Nükleer Santrali’nin 3 ve 4 no’lu reaktörleri açısından Meksika Körfezi’nden 16 Kilometre içerde , soğutma suyu barajını besleyen Colorado Nehri’nin de 23 Kilometre batısında yer alan nükleer santral sahasında su taşkınının yaşanması halinde bir nükleer felaketin meydana gelmesi olasılık dahilindeydi.

Nitekim 11 Mart 2011 yılında meydana gelen ve 6 yıldır ürkütücü sonuçları izlenen Fukuşima Nükleer Felaketi’nin başlama sebebi de depremin ardından meydana gelen tsunamiye bağlı olarak yaşanan elektrik kesintisi ve soğutma sisteminin arızalanması değil miydi? Fukuşima ile öğrenilmişti ki tsunami olmasa da meydana gelebilecek sel felaketi, su taşkınları benzer şekilde dünyanın herhangi bir yerindeki nükleer santralde bir Fukuşima’nın yaşanmasına sebep olabilirdi. Nitekim önceki bir yazımızda ele aldığımız gibi iklim değişikliğinin yol açabileceği olağanüstü şartlar artık nükleer santralleri çok daha fazla riskli konuma getirmiş bulunuyor.

Benzer şekilde Fukuşima’dan alınan derslerin ışığında, Harvey Kasırgası’nın yıkıcılığını Fukuşima’daki gibi bir felakete yol açabileceği endişesiyle değerlendiren Sürdürülebilir Enerji Ekonomik Gelişme Koalisyonu(SEED), Beyond Nuclear ve Güney Teksas Sorumlu Enerji Derneği’nden temsilciler de , 29 Ağustos günü politikacılardan ve santral işletmecisinden Teksas‘ı sular altında bırakan eyalet genelinde acil durum ilan edilmesine neden olan Harvey süresince reaktörlerin devreden çıkarılmasını talep etti.

Nükleer santral yetkilileri tarafından web sitesinden yapılan açıklama ise reaktörlerin kapatılmasını gerektirecek şartların bulunmadığını, rüzgarın saatte 40-50 Mil hızda estiğini, rüzgarın 70-73 Mil seviyesini aşması halinde reaktörlerin devreden çıkarılacağını, tesisin kategori 5 seviyesindeki kasırgaya hazırlıklı olduğunu bu nedenle kategori 4 seviyesindeki kasırganın sorun yaratmadığını bildikleri yönünde oldu. Bununla beraber şirketten, sivil toplumun ısrarına rağmen nükleer santralin içinde biriken su seviyesine dair bir açıklama yapılmadı ve web istesinde herşeyin “iyi ve kontrol altında” olduğu yazıldı.

Konuyla ilgili olarak, Nükleer santral yetkililerine uyarı yapmış olan sivil toplum örgütleri Enenews’e değerlendirmelerde bulundu. SEED’den Karen Hadden, Nükleer santral yetkililerinin “Sel sularının nükleer reaktörlere erişerek operasyonu çok tehlikeli bir hale getirebileceğini, canlı yaşamını düşünmeyen endüstrinin en azından milyarlarca dolar borç batağına düşeceğini” öngörmesi gerektiğini ifade ederken elektrik üretiminin fırtına da bile devam ettirilmesini gerektirecek bir ihtiyacı bulunmadığının da altını çizdi. Hadden’ın verdiği bilgiye göre: Güney Teksas Nükleer Santrali’nin yetkilileri 40 yaşını doldurmuş ve izleyen 20 yıl için operasyona devam etme izni koparmaya çalıştığı reaktörlerin kasırgadan sağlam çıkarak yola devam edebileceğini ispatlamaya çalışıyor bile olabilir.

Beyond Nuclear’den Paul Gunter ise kasırga gibi olağan dışı sert hava koşulları ile karşılaşıldığında önlem amacıyla nükleer reaktörlerin manuel olarak kapatılması gerektiğine dikkat çekerek“soğutma suyu sisteminin su taşkınına maruz kalması halinde çalışmayabileceğini, reaktörlerin devreden çıkarılmasının reaktörde meydana gelebilecek tam erime riskini azaltacağını” vurguluyor.

Sorumlu Enerji Derneği adına konuşan Susan Dancer ise nükleer santralden 3 Kilometre mesafedeki alanlarda Colorado Nehri üzerinde taşkınların yaşandığını söyleyerek aşırı yağış miktarının birikmesi ve nehir taşkının birlikte kümülatif etkisi düşünülürse nükleer santralde de beklenmedik sonuçların oluşabileceği yönünde uyarıda bulunuyor.

Eyalet genelinde alarm durumuna geçilmiş, Harvey karşısında ölüm kalım mücadelesi verilirken, Güney Teksas Nükleer Santrali’nin güç kesintisi yapmadan operasyona devam etmesi, üstelik bunu sivil toplumdan gelen uyarılara ve isteklere rağmen sürdürmesi Fukuşima felaketiyle belirginleşen nükleer santrallerin risklerini yok saymaya dönük bir pozisyon almaya çalışmış olduğunun göstergesidir. Lakin, adeta nükleer santrallerin namını temizlemeyi amaçlayan bu eylemle, Güney Teksas Nükleer Santrali yetkililerinin bir Fukuşima’nın daha yaşanmasına yol açmalarının an meselesi olduğu çok nettir. Esasen, hayatı askıya alan bir felaket karşısında en dirayetli ve sorumlu duruş, olası bir tehlikeye karşı zararı minimum seviyeye indirmek için aksiyon almak olacakken Nükleer endüstri umursamazlığını fütursuzca sergileyerek toplum nezdinde bir kez daha sınıfta kalmıştır.

Pınar Demircan

(NIRS, Enenews, Yeşil Gazete)