TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası İzmir'deki nükleer çöplükle ilgili olarak suç duyurusunda bulundu

TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası İzmir, Aslan Avcı Döküm'deki nükleer atıklarla ilgili olarak 07 Aralık 2012 tarihinde İzmir Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu ve sonrasında bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada Türkiye'nin nükleer çöplük haline gelmesine izin vermeyeceklerine değinen Metalurji Mühendisleri Odası, acilen bir şeyler yapılmazsa felaketin bilançosunun ağırlaşacağını belirtti. Açıklamanın tam metni;

ÜLKEMİZİN BİR NÜKLEER ATIK ÇÖPLÜĞÜ OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ 
TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası olarak 16.03.2007 tarihinde T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik 
Bakanlığı  İzmir Çalışma Bölge Müdürlüğü’ne yazdığımız yazı ile; çalışanların sağlığı ve çevre 
güvenliği açısından tehlikeli olduğunu belgelediğimiz ve suç duyurusunda bulunarak denetlenmesini 
istediğimiz İzmir’in Gaziemir ilçesindeki Arslan Avcı Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş. firması, çevre ve 
halk sağlığı felaketi haberiyle yeniden gündeme geldi.  
Hurda aküden kurşun geri kazanımı yapan bu tesis, 2005 yılında o zamanki adıyla Çevre ve Orman 
Bakanlığı’nın talebi üzerine Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı Çevre, Metalurji, 
Kimya ve Makine Mühendisleri Odası tarafından oluşturulan bir komisyon tarafından incelenmiştir. 
Bu dört odanın hazırladığı raporda; işçi sağlığı ve iş güvenliği ile çevreyle ilgili eksiklerin olduğu 
Bakanlığa bildirilmiştir. 
03.04.2007 tarihinde TAEK’in radyasyon tespiti yaptığı fabrikada, Çevre ve Orman Müdürlüğü 
17.06.2008 tarihinde 200 ton, bir ay sonrada 180 ton daha tehlikeli atık tespiti yapmıştır. 
TAEK, İzmir Valiliği ve diğer devlet kurumları arasında yıllardır süren yazışmalarla savsaklanan olay  
bugün artık çevre sakinlerinin şikayeti üzerine saklanamaz hale gelmiş ve kamuoyuna mal olmuştur. 
Basında yer alan bilgilerden radyasyonlu atık numunelerinin TAEK’e bağlı CNAM’a gönderildiği 
anlaşılmaktadır. Burada yapılan incelemede, radyasyon tespit edilen malzemelerin bu aşamadan sonra 
atık sınıfında değil, ‘radyoaktif kaynak’ olduğu ve malzemelerin Türkiye’de bulunmadığı 
belirtilmektedir. Radyasyonun ‘Europium 152’ adı verilen bir malzemeden bulaşmış olabileceğini 
tespit eden CNAM, bu malzemenin de ancak nükleer santrallerdeki nükleer çubuklardan 
bulaşabileceğini belirtmektedir. Bu malzemenin Türkiye’ye yasal  girişinin olmadığı da açıkça ifade 
edilmektedir.  
FELAKETiN BiLANÇOSU AĞIRLAŞABİLİR 
Europium 152 çok yüksek gama ve beta ışını yayan, canlıların kromozom yapısını değiştiren, 
kan ve ilik kanserine neden olan bir radyoaktif maddedir. Konu hakkında bilgisi olan ve 
tespiti yapan TAEK gibi bir kurum, bugüne kadar tedbir almak bir yana sessiz kalmış ve 
yetkili kamu makamları bölgede yaşayan halkı bilgilendirmemiştir.  Şimdiye kadar hiçbir 
önlem alınmaması, basit bir görevi ihmal suçuyla açıklanamaz. Kamusal denetimde yaşanan 
bu zaafiyet, en az yaşanan çevre ve halk sağlığı felaketi kadar toplumsal bir tehlikeye yol 
açmaktadır.  
Bu felakete sessiz kalan TAEK, 12 Eylül döneminin ürünü olan yasalardan aldığı yetki ve 
sorumluluğun gereği olan denetim görevini yerine getirmemiştir. TAEK tarafından olayın üstünü 
örtmeye dönük yapılan açıklamalar, teknik ve bilimsel açıdan kabul edilemez niteliktedir. Bu şekilde 
açıklama yapan bir kurumun Türkiye’de kurulması düşünülen nükleer tesislerin denetiminden sorumlu 
olması endişelerimizi daha da arttırmaktadır.  Türk  Mühendis  ve  Mimar  Odaları  Birliği TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası Anayasanın 135.maddesinde tanımlanan 66 ve 85 sayılı KHK ve 7303 sayılı yasa ile değişik 6235 sayılı yasaya göre kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.   
Türkiye’ye giren ve çıkan radyoaktif malzemeleri bile denetleyemeyen başta TAEK ve ilgili 
bakanlıklar olmak üzere yetkililer, nasıl bir özgüvenle kurulacak NÜKLEER ENERJİ TESİSİ için 
denetimden bahsedebilmektedir.  
Karadeniz’de, Dilovası’nda giderek artan kanser vakaları ile birlikte yaşanan bu olay Türkiye için 
nükleer santrallerin “tüpgaz”dan çok daha tehlikeli olduğunun acı ve açık göstergesidir.  
SORUMLULAR YARGILANMALIDIR 
Yukarıda açıklanan bilgiler işlenen suçu gözler önüne sermeye yetmektedir. Ancak felaketin boyutları 
yukarıda anlatılanlarla sınırlı kalmayabilir. Özellikle radyoaktif malzeme, fırınlara giren ürünlere 
bulaşmış olabilir. Bu nedenle kurşun üretimi için satın alınan hammadde ve hurda malzemelerin 
alındığı yerler, üretilen kurşunların satıldığı yerler ve kullanılan malzemelerin satıldığı yerler 
saptanmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. 
Türkiye’de kurşun mamullerin yoğun olarak kullanıldığı hastaneler ve tomografi çekimi yapılan bütün 
sağlık kuruluşları, üretilen bütün aküler ve bu akülerin kullanıldığı otomobiller, aynı işletmede saçma 
üretimi yapıldığından av malzemesi satılan yerler radyasyon riski alında kabul edilmeli ve gerekli 
çalışmalar yapılmalıdır.  
TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası olarak bu konuda sorumluluklarını yerine getirmeyen TAEK 
(Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) Yetkilileri,  Aslan Avcı Döküm San. Tic. A.Ş. ve Şirket yetkilileri, 
İçişleri Bankanı  İdris Naim  Şahin, Çevre ve  Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Sağlık  Bakanı 
Recep Akdağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, İzmir Valisi, İzmir İl Çevre ve Orman 
Müdürü, İzmir İl Sağlık Müdürü, İzmir İl Çalışma Bölge Müdürü, Gaziemir Kaymakamı ve İzmir 
Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında  İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda 
bulunulmuştur. 
Göz göre göre gelen bu facianın sorumluları acilen hesap vermelidir. 
Bu durum bir kez daha göstermiştir ki NÜKLEER bir FELAKETTİR. 
Ülkemizin bir nükleer atık çöplüğü olmasına izin vermeyeceğiz.