Trabzon'da radyoaktif cihaz kayboldu iddiası

 

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun skandalları bugün Trabzon'dan gelen haberlerle devam ediyor. Trabzon İl Sağlık Müdürü Kemal Süleyman yaptığı açıklamada, bugün bir gazetede yayımlanan haberde, kobalt (Co-60) ve sezyum (Cs-137) içeren ve kanser tedavisinde kullanılan 2 cihazın 1983 yılına kadar o dönemde adı Numune Hastanesi olan Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kanser tedavisinde kullanıldığı ve bu cihazlardan sezyum içeren teleterapi cihazınınhastane envanterinde yer almasına rağmen kaybolduğunun, hatta hastanenin ek binasının yapıldığı alana gömüldüğünün iddia edildiğini anımsattı.

Bu iddiaları kendilerinin de daha önce araştırdığını söyleyen Süleyman, ''Biz hastanenin ek binasının inşaatına başlarken bazı iddialar ortaya atıldı. Kaybolduğu öne sürülen Sezyum'un 10-15 metre derinlikte gömülü olduğu söylendi. Biz de bunu Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) ve Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi idaresine yazılı olarak sorduk'' dedi. Kemal Süleyman, konuya ilişkin  hastaneden kendilerine yazı gönderildiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

''Hastaneden bize gelen yazıda kobaltın 08 Nisan 2003 tarihinde 34 DBM 13 plakalı vinçli kamyonet ile Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakledildiği ve Fizik Yüksek Mühendisi Atilla Düzel tarafından Radyoaktif Atık Yöneticisi Doktor Ali Erdal Osmanlıoğlu'na teslim edildiği bildirildi. Teslim eden, teslim alan kişilerin isimleri ve imzalarının bulunduğu belge ile fatura elimizde.

Sezyumla ilgili hastaneden gönderilen yazıda ise özetle 'sezyumla ilgili hastanemizde herhangi bir belge bulunamamıştır' deniliyor. İl Sağlık Müdürlüğü olarak yine de eğer böyle bir şey varsa, yani sezyum hastanenin ek binasının yapılacağı alana gömülmüşse tedbir amacıyla ne yapabiliriz diye TAEK'e sormuştuk. Onlar da inşaatın temelini açarken 'bizden teknik elemanlar olsun, cihazlarıyla beraber gelsinler, baksınlar incelesinler. Eğer böyle birşey varsa usulüne uygun olarak tahsisini yapalım' demişler. Biz oradaki temeli açarken TAEK'den uzmanlar geldi, cihazlarıyla incelediler. Ancak sezyumun gömülü olduğu iddia edilen yerde herhangi bir atığa veya çekirdeğe rastlanmadı. Bunlar da tutanak altına alındı.''

''Sezyumla ilgili herhangi bir belge yok''
Süleyman, iki cihazdan kobalt içeren cihazın Trabzon'daki hastanede kullanıldıktan sonra Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakledildiği, sezyum içerikli cihazın ise Trabzon'daki hastane kayıtlarında bulunmadığı, dolayısıyla burada kullanılmadığı sonucunun ortaya çıktığını söyleyerek, ''Sezyum içerikli cihazın da Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne teslim edildiği iddiası var ama bunu kim iddia ediyorsa onun da belgesi lazım. Biz belgelerle konuşmak durumundayız. Çünkü eski bir olay, biz o dönemi yaşamadık. Biz hastane idaresinden sorduk. Hastane idaresi bizim kaynaklarımızda, kayıtlarımızda sezyumla ilgili herhangi bir belge yok diyor'' dedi.

''Gömüldüğü iddia edilen yeri açtık, bir şey çıkmadı''

Sezyum içerikli cihazın gömüldüğü iddia edilen alanın Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ek binasının bulunduğu alan olduğunu hatırlatan Kemal Süleyman, şunları ifade etti:

''Bu iddiaları ortaya atanlar ellerinde belgelerle çıkıp gelirse işimiz daha kolay. Bizim bir şeyi gizlemek gibi durumumuz olamaz, kayıpsa kayıptır. Nasıl kaybolmuştur onu araştırırız ama bu iddiaları ortaya atanlar ellerinde belgelerle gelmiyorlar. Şu şekilde

hastaneye teslim edildi, şu tarihlerde kullanıldı, işte belgeleri deseler o zaman işimiz daha kolay. Çünkü biz hastaneye soruyoruz 'bize teslim edilen bir cihaz yok' diyorlar. Bu aşamada bizim de idareci olarak bir adım ileriye gitme şansımız olmuyor. Sezyumun kaybolduğunu iddia edenler ortaya çıkıp iddialarını ellerindeki belgelerle netleştirirse biz de gerekeni yaparız. Gömüldüğü iddia edilen yeri açtık, bir şey çıkmadı.''

 

Kaynak: Cumhuriyet