Nükleerin Dünyadaki Durumu

Aslında, bazı nükleer enerji yanlılarının bizi inandırmaya çalıştığının aksine, dünyada nükleer enerji hızla batmakta olan bir endüstridir. 1970’li yılların sonundan itibaren, yarım kalan ya da iptal edilen projeler, maliyet ve sure aşımları ve daha sıkı yönetmeliklerle baş etmeye çalışan endüstri son nefesini vermek üzeredir.

1970’lerin sonunda (EPDK gibi) düzenleyicilerin, elektrik tedarikçilerinin yanlışlarını tüketicilerin kapatmasına yanaşmamaya başlamasıyla, yeni santraller için finansman sağlamak çok daha zorlaştı.

Tedarikçiler bu hesaplanmayan kısımları karlarından karşılamak zorunda kalınca, yeni siparişler zora girdi ve var olanları da iptal edildi.

2007 yılının sonunda, dünyada toplam üretim kapasitesi 372 GW ve ortalama yaşları 23 olan – halihazırda kapatılmış olan 117 reaktörün ortalama yaşından 1 yıl daha yaşlı- 439 tane çalışan nükleer reaktör bulunuyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) 31 ünitenin 13 ülkede inşa halinde olduğunu belirtiyor- 2004 yılının sonuna göre sekiz daha fazla, ancak  1990’ların sonuna göre ~20 daha az. Beşi dışında tamamı Asya’da veya Doğu Avrupa’da. Belirtilen inşaatların çoğu da yeni değil: inşaat halinde olduğu belirtilen 31 üniteden 12 tanesi en az 20 yıldır inşa halinde, bazılarına 1970’lerde başlandı ve uzun süredir can çekişen iki proje tekrardan listelere eklendi.

1967 yılından beri ilk kez 2008 yılında hiçbir yeni nükleer reaktör elektrik üretimine geçmedi ve Slovakya’da bir reaktör kapandı. Geçen dört yılda da bu eğilim devam etmektedir.

Artık nükleer santrallerin suyu kaynatmanın en pahalı yolu olduğu dünyada genel kabul gören bir gerçek. Ancak nükleer enerjinin insanlık ve çevre için taşıdığı kabul edilemez risklerine karşı her yıl daha fazla toplum sesini yükseltiyor.

Bu yıl Japonya Fukuşima Felaketi’nden sonra 54 reaktörünü de aşamalı olarak kapattı. Son reaktörün kapatılmasını Japon halkı başkent Tokyo’da sokaklarda kutladı.