Novaya Zemlya-Rusya

Nükleer Silah Denemeleri

 

1954’ten 1990’a kadar, Novaya Zemlya Adaları Sovyetler tarafından atmosferik ve yeraltı nükleer testlerini gerçekleştirmek için kullanıldı. Bölgeyi bir çevresel (ekosistemsel) hastalık alanına dönüştüren kullanılmış  nükleer silahlarla denizaltıları adaların açıklarında batırılarak terk edildi.

 

 

 

Radyoaktif kontaminasyona uğrayan yosunla beslenen ren geyiklerinde

yüksek oranda stronsiyum tespit edildi.

Foto: © TOYOSAKI Hiromitsu

 

Tarihçe

Temmuz 1954’te Rusya’nın kutup sahilindeki Novaya Zemlya adalarının ikisi, nükleer silahlar için deneme sahası olarak belirlendi. Bölgenin yerel halkı olan Nenets nüfusu zorla, yeniden iskan ettirildi ve adalar farklı test alanlarına ayrıldı. Novaya Zemlya’da, 1955 ile 1990 arasında, Hiroşima Atom bombasından neredeyse 4000 kat daha güçlü ve 50 Megaton TNT’ ye eşdeğer, “Çar Bombası” ve 130 ayrı deneme gerçekleştirildi. Bomba  şiddetli  bir şekilde patlayarak atıldığı noktadan, yarıçapı 100 kilometre olan bir alanı etkiledi, ardından radyoaktif sızıntı kuzey yarımküre boyunca yayıldı. Buna ek olarak, ada çevresinde nükleer atık  batırma çalışmaları Novaya Zemlya etrafındaki mevcut çevresel felakete büyük ölçüde katkıda bulundu. Böylece kuzey kutbu bölgesindeki denizleri radyoaktif kirliliğe uğratan faktörlerin arasına, nükleer silah denemelerinin ardından meydana gelen radyoaktif sızıntılarla, La Hague ve Sellafield’daki yeniden işleme tesislerinden yapılan nükleer atık tahliyelerine, Novaya Zemlya’daki nükleer atık batırma girişimleri  de eklenmiş oldu. İşletilmeyen on üç reaktör, 37 petabekerel radyoaktivitesi olan, kullanılmış nükleer denizaltı yakıtlarıyla birlikte, Novaya Zemlya kıyıları boyunca Kara Denizi ile Barents Denizi’ne gömüldü. Novaya Zemlya’daki en kirletilmiş iki alan ise adanın kuzey tarafındaki Abrosimov and Stepovogo Fiyordları olmuştur.

 

Çevreye ve Sağlığa Etkileri

Bölgede yapılan bilimsel araştırmaların neticesinde tespit edilen sezyum 137, stronsiyum 90, kobalt 60 ve plütonyum 239 ve plütonyum 241 maddeleri, fiyordlara yakın yerlere nükleer atıkların bırakıldığını göstermektedir.  1992 yılında yapılan bir Rus araştırması ise nükleer denemelerden sonra radyoaktif gazların %67 ila %72 oranında taşların içinden sızdığını ortaya koydu. Atmosferik nükleer testler sonrasında yeraltında oluşan, Avrupa genelinde fakat özellikle Finlandiya’da metreküp başına 5 megabekerel (megabekerel = milyon bekerel) yoğunluğuna varan iyot 131 içeren radyoaktif gaz sızıntıları olduğu anlaşıldı. Norveç’te ise 1 litre sütte 1,37 megabekerel yoğunluğunda radyoaktivite tespit edildi ki,  iyot 131 özellikle çocuklarda görülen tiroit kanserinin başlıca sebebidir. Novaya Zemlya’daki yerli halk da yüksek dozlarda radyasyona maruz kaldı. Radyasyona en fazla maruz kalanlar, kutup bölgesinin yarı göçebe Sami halkı ile Novaya Zemlya’nın esas sakinleri olan Nenets halkı oldu. Ayrıca Kuzey Rusya kıyısı boyunca yaşayan Vepsians, Karelians ve Komi halkları da radyasyondan etkilendi. Ren geyiklerinin başlıca besin kaynağı olan liken bitkisinde görülen  radyoaktif kirlilik de ren geyiklerinde yüksek stronsiyum seviyesine neden oldu. Dünyanın diğer yerlerinde yapılan nükleer denemeler sonrasında, radyoaktif serpinti veya kontaminasyonun yerli halk üzerindeki etkileri araştırılmadığı gibi, Novaya Zemlya’da da hiç bir bilimsel araştırma  yapılmadı.

 

Genel Değerlendirme

Novaya Zemlya adalarına, 900 kilometre  uzaklıkta bulunduğu için adaların etrafındaki radyoaktif kontaminasyonla sadece  Norveç Hükümeti ilgilenmiştir. Norveç’in balıkçılık endüstrisi için önemli olan Barents Denizi de, Novaya Zemlya’daki radyoaktif serpintilere bağlı olarak pek çok kez kontaminasyona uğramıştır ve sonrasında nükleer atıklardan gelen sızıntılar, kullanılmış yakıt çubukları, nükleer denizaltı enkazları, askeri üslerden ve donanmalar tarafından bırakılan nükleer atıklar nedeniyle bu denizler ciddi şekilde  kirletilmeye devam etmiştir. Radyoaktif  kontaminasyondan etkilenmiş olan bütün bu bölgenin gözlenmesi ve yönetimi uluslararası bir sorumluluk haline gelmişse de, bugüne kadar radyasyonun yerel nüfus üzerindeki uzun vadeli sağlık problemlerini araştırmak dışında pek bir çalışma yapılmamıştır. Novaya Zemlya’da yaşananlar da nükleer silahların eseri, bu bölgeden etkilenenler de birer Hibakuşa’dır.

 

Kaynak: www.nukleersiz.org

Hibakusha Worldwide Poster Exhibition – <Novaya Zemlya>.

IPPNW, 2014. www.hibakusha-worldwide.org