Akkuyu ve Sinop’ta nükleer santral projeleri gerçekleşirse, dün Fukuşima’da yaşanan felaketin yarın Türkiye’de yaşanmayacağını gösteren hiç bir veriye sahip değiliz.
Birazdan okuyacağınız Fukuşima nükleer felaketinin 10. yılı değerlendirmesinde bugüne dek yaşananlar toplumun kalbine “enerji” formunda sokulan tehlikenin boyutlarını ortaya koyduğu gibi Akkuyu NGS töreni de siyasilerin toplumlarına bigane kalışının sembolü sayılabilir.

Bu yaratıcı slogan* 10 Mart günü Türkiye’nin ilk nükleer santrali olmaya aday Akkuyu Nükleer Güç Santrali‘nin (NGS) 3. reaktörünün temelinin Türkiye ve Rusya devlet başkanlarının uzaktan erişimle gerçekleştirdikleri törene karşılık Mersin Nükleer Karşıtı Platform (NKP) tarafından bir yanıt olarak geliştirildi. Nükleer felaketle nükleer santral açılışı arasındaki zıtlığı net bir şekilde ortaya koyduğu için de Fukuşima nükleer felaketinin ilk on yılını değerlendirmeyi amaçlayan bu yazının başlığında kendine yer buldu. Zira, birazdan okuyacağınız Fukuşima nükleer felaketinin 10. yılı değerlendirmesinde bugüne dek yaşananlar toplumun kalbine “enerji” formunda sokulan tehlikenin boyutlarını ortaya koyduğu gibi Akkuyu NGS töreni de siyasilerin toplumlarına ne denli bigane kalışının sembolü sayılabilir.
Devamını Oku

